top of page
Sorunuz varsa bana yazın, cevabını bu sayfada hep birlikte öğrenelim.

1) İngilizce neden gerekli?

İngilizce günümüzün 'lingua franca'sı ya da türkçe ismiyle 'geçer dil'idir. Birleşik Krallık, Birleşik Devletler, İrlanda, Yeni Zelanda, Kanada başlıcaları olmak üzere birçok ülkede resmi dil olarak konuşulurken, uluslararası platformlarda da en çok tercih edilen dildir. Ülkemizde günümüz itibariyle ilkokul 2.sınıftan başlayarak zorunlu ders olarak öğretilir. Populer kültürün de katkılarıyla çağımızın sanat, bilim ve diğer birçok alanda lider dil olan ingilizce, bilinmediği zaman sıkıntı yaşatır. 

 

2) İngilizce neden öğrenemiyoruz?

Bu soruyu google'a yazdığınız zaman karşınıza 6130 sonuç ile çıkıyor. Herkesin merak ettiği bu sorunun cevabı ise burada anlatılamayacak kadar uzun. Öncelikli olarak eğitim sistemimizin bu işe katkısının yüksek olduğunu söylemek yanlış olmaz. Ancak bu sistem sadece öğretmenden ibaret değildir. Öğretmenler çoğu zaman yetersiz ders saatlerinden şikayet ederler. Bu noktada da çok haklılar çünkü dil bir SÜREÇ işidir. Bugün İlkokul 2,3 ve 4.sınıflarda yabancı dil dersi haftada 2 saat iken, ortaokul 5 ve 6. sınıflarda 3, 7 ve 8.sınıflarda ise 4 saatle kalmaktadır. Müfredat yükü çok olan programlarla öğretim faaliyetlerini sürdürmeye çalışan öğretmenler dil bilgisi kazanımlarına ağırlık vermekte, okuma, yazma, dinleme ve konuşma gibi dilin asıl bileşenleri olan ve onun adeta iskeleti olan bu beceri kazanımları yok sayılmaktadır. Hal böyle olunca öğrenilen yabancı dilin, sınav sonrası unutulan integral formülünden hiçbir farkı kalmamakta, en kısa zamanda bilgi mezarlığına gitmektedir. İlkokul, ortaokul, lise öğrenimlerini biteren ve dil öğrenememiş bu öğrenciler üniversiteye geldiklerinde hazırlık yılına bel bağlamakta, ancak dilin bir SÜREÇ işi olduğu gerçeği yine yok sayılmakta, 28 hafta kadar kısa bir zaman diliminde bu öğrencilere eski hesap ingilizce öğretilmekte ve en kötüsü de öğrendiklerine ikna edilmektedirler. Bu son gerçekle ise iş hayatlarının bir noktasında terfi etmek ya da yeni bir pozisyona başvurmaları gerekip sınava girmeleri gerektiklerinde yüzleşirler. 

3) İngilizce kursları faydalı mı?

İngilizce kursları faydalı ancak bunu faydalı kılmanın birçok şartı var. Birincisi gideceğiniz kursun özellikleri çok önemli. Maalesef günümüzde yabancı dil öğreniminin doğasına aykırı öğretim yapan birçok kurs bulunmaktadır. Bunların  en başlıca özellikleri aşırı kalabalık sınıf grupları ve aşırı kısa kur süreleridir. Kurs başvurusu esnasında yanınızda  işin içerisinden birisini bulundurmanız lehinize olacaktır. İkinci olarak kurs öğretimlerinde bireyin kendisini tanıması ve kendi öğrenimini elinde tutması hayat kurtarır. Çünkü çoğu dil kursu öğrenimin tamamını yönetmezler. Öğrenim en yalın haliyle öğretim+pekiştirme+değerlendirme basamaklarının birbirlerini izlemesiyle gerçekleşir. Çoğu kurs öğretmeni dersini anlattıktan sonra sınıftan ayrılır ve bırakın geri bildirim yapmayı, öğrencilerin ilerlemesinin takibini bile yapamaz. Değerlendirme basamağı sekteye uğrar. Bu nedenle çoğu öğrenci eksik ya da yanlış öğrenmeleri sonucu kurs eğitimlerinde başarılı olamaz. Eğer kursta başarılı olmak istiyorsanız otonom öğrenme özelliğinizin çok gelişmiş olması gerekir.

 

4) Öğrenirken zorlanmak iyi midir?

Bu sorunun cevabını vermeden önce size iki tanım yapmak istiyorum. Öğrenmek ve edinmek. Dil üzerinden konuşmak gerekirse, öğrenmek, bir dili bilinçli olarak kontrollü bir biçimde içe aktarmak demektir. Edinmek ise, bilinçsiz olarak dıştan bir kontrol olmadan bir dilin içe aktarılmasıdır. Bizler türk dilini öğrenmedik, edindik. Bu yüzden açıklayamasak da türk dilbilgisine ait  birçok kuralı biliyoruz. Ancak bugün bizler ingilizceyi öğrenmek istiyoruz. Bunu bilinçli olarak ve öğretmenlerimizin oluşturacağı kontrollü bir süreç içerisinde yapacağız. Peki bunlarla ne kastediyorum? 

Son yıllarda dil öğretimi bir dili öğretmekten çok edindirmeyi amaç edinmiştir. Edinilen bir dilin kalıcığı daha uzun, zihindeki anlamı daha büyüktür. Film izlemek, müzik dinlemek gibi faaliyetler dil edinimini desteklemektedir. Kişiler bu faaliyetleri gerçekleştirirken farketmeden öğrenirler, kısacası edinirler. Peki bunu yaparken her zaman kendi seviyemizde film, müzik,kitap mı arayacağız? Hayır. Benim gibi edinim tutkunu öğretmenler işin içine biraz 'challenge' katmaları gerektiğini bilirler. Her zaman bildiğimiz şeyler üzerinden okur, dinler, izlersek zaten mevcut bilgilerimize yeni birşey ekleyemeyiz. Bu yüzden öğretimde her zaman bilinen+1 felsefesi benimsenmelidir. Öğrencilerim bazen verdiğim metni, dinlettiğim şarkıyı, izlettiğim videoyu tam anlamadıklarında onlara paniklememeleri gerektiğini söylüyorum. Beynimiz aslında bizim yapabileceğini sandığımızdan çok daha fazla şey yapabilir. Sizin anlamadığınızı sandığınız birçok bilgi o halleriyle beyinde depolanır ve gün gelipte siz o bilgiyi gerçekten öğrendiğiniz zaman bu bilgi zihinde daha anlamlı bir biçimde yer edinir. Beyninize güvenin ve sakın zorlanmaktan korkmayın. Çünkü zorluk olmazsa öğrenme de olmaz.

  • w-facebook
  • Twitter Clean
  • w-googleplus
  • W-Pinterest

© 2023 by New Direction Youth Center. Proudly created with Wix.com

bottom of page